Mezun Oluyorum Eyvah! Elbise Bulamıyorum

Mezun Oluyorum Eyvah! Elbise Bulamıyorum


 

Üniversite yıllarında içine düşülmesi mukadderat olan iki dilemma vardır. İlki okulu bitirip bitirememe stresi; ikincisi ise ilkinde sebat etmenin ardından gelen mezuniyet gecesine katılıp katılmama ikilemi. İlkine dair söylenecek şeylerin tesiri tamamıyla kişinin kendisine bağlı olsa da ikincisi için umut çok.

 

Burs bulamama, aşırı sosyal arkadaş çevresi, İngilizce derslere katılım zorunluluğu, Orhan Veli’yi mahveden güzel havaların etkisi derken aşılan engellerin sonunda alınan her diploma hak edilmiştir. Ama her şey burada bitmiyor. Şimdi bu başarıyı taçlandırmanın zamanı. Final dönemlerinde karara varılması beklenen kep atma törenleri, yıllık ve mezuniyet baloları tam manasıyla yanlış zaman kurbanı. Ailelerin mürüvvet görme arzusunun bir sonucu olarak belki de hızlı geçilen tören mevzusu, baloya geldiğinde tıkanır nedense. Çünkü sırada cevaplanması gereken başka bir soru vardır: Mezuniyet balosunda ne giyeceğim?

 

Özel günlerin insanı kendisi olmaktan alıkoyduğu bir noktadayız. Üniversiteye giriş için başörtüsü problemi her ne kadar çözülmüş olsa da birçok tekstil üreticisinin bu haberden bihaber olduğu bir dönemdeyiz belki de. (İyimser olalım) Zira bulunduğunuz ilde geleneksel Japon kıyafeti ya da alien kostümü gibi çeşitli elbiseler bulabilecekken konu muhafazakâr mezuniyet elbisesine geldiğinde; isteğinizi defalarca anlatmanız, onlarca elbise denemeniz ya da fahiş rakamlar ödemeniz gerekir. Neticede varılan sonuç, bir gecelik deneysel stil ile sizi hiç yansıtmayacak bir elbise içindesinizdir. Daima değil ama genellikle.

 

Bu durum elbette ki kişinin yanlış kararları ile açıklanamaz. Burada en önemli faktör sektörde yer alan birkaç marka dışında yeterli alternatifin olmayışı.  Terzi provaları ya da son 2 yıldır başörtülü kadınların ihtiyaçları gözetilerek kurulmuş markalar bu probleme bir nebze de olsa çözüm olabiliyor. Ama bu durum da insanları yüzlerce kişinin bulunduğu Whatsapp gruplarında “Ben bunu alıyorum” diyerek alanını belirlediği bir rekabete sürüklüyor. Haklılar. O halde şimdi 3, 4, 5 ya da 6 (en mutlumuz sen olacaksın) senelik maceranın final kostümüne daha detaylı bakalım.

 

İlk olarak özel günlere ait bu gibi elbiseler sık sık giyilmediği için kişisel tecrübeler bu konuda bize yeterli çıktı sağlayamaz çoğu zaman. O nedenle pudra rengiyle mi ya da payetli bir elbise içinde mi daha iyi hissedileceği mutlaka test edilmeli. Vitrinde ya ekranda başkası üzerinde çok iyi duran beli kemerli bir elbise sizin vücut şeklinizde aynı sonucu vermeyebilir. Bunun için hazırlıklar son ana bırakılmamalı. O gün bir gün gelecek ve o ana dair hiçbir fikrin olmaması seçimlerin doğruluğunu etkileyebilecek en önemli unsurlardan biri. Aynı zamanda önceki senelerde mezuniyet telaşını atlatmış arkadaş tecrübesi bu konuda çok değerlidir. Uzun eteklerin üstüne daima basılacağı ya da genişleyen kolların yemek süresince zorluk çıkaracağı gibi ufak tüyolar gecenizi daha iyi hale getirebilir.

 

Önceden prova imkanı olan her şeyse prova edilmeli. Elbiseniz dışında, ayakkabınız, makyajınız ya da başörtüsü bağlamak da buna dahil. İlk kez aldığınız bir ayakkabıyı giyeceksiniz, klişedir ama her zaman işe yarar: onu bir süre evde giyin. Masanın altında ayakkabınızı çıkararak ne kadar rahatlayabilirsiniz ki? Kıyafetinizi yükseltecek o topuklu ayakkabıya alışmak için hala vakit var.

 

Makyaj konusunda cildinizi tanımış ve size uygun ürünler konusunda bir karara varmışsanız kuaför bir mecburiyet değil. Bu sırf elbiseniz gri diye göz kapağınıza siyah göz farı sürmek isteyen kuaförünüze karşı yeni bir mücadelenin önüne geçecektir. Bir stres atma yöntemi olarak makyaj denemelerini defalarca kendinize yapın. Youtube bu konuda bir derya.

 

Başörtüsü konusunda topuz tercih etmeyen biriyseniz bunu mezuniyette de devam ettirmek gerek. O elbise o şekilde değil, sizin kendi stilinize adapte olduğunda da iyi duruyorsa doğru seçimdir. Bunun dışında türban tasarımları, payetli bone denemeleri, alışkın olmadığınız bağlama şekilleri sonrasında bir pişmanlığa neden olabilir. Bilinen yol, ilk kez gidilecek olandan her zaman daha güvenlidir. En azından bu konuda.

 

Elbise modeli ile ilgili fikir sahibi olmayanların kendine soracakları tek bir soru onları bu bilinmezden kurtarabilir. “Bu elbiseyi nişanımda da giyer miyim?” Eğer cevap evet ise oradan koşarak uzaklaşabiliriz. Tabi ki sade ve abartıdan hoşlanmayan biriyseniz bu cevaba evet deyip devam etmek de mümkün ama söz konusu kabarık etekleri, dantel, tül, püskül detayları ile klasik bir kına ya da nişan elbisesi ise bu seçim mezuniyet ruhuna pek uygun değildir. Tabiatın masum ve genç tarafında kalmak, günlük stilinizle bağdaşan ve sizi yansıtan seçimlerse daima daha iyi sonuç verecektir. Bu bir en iyi olma yarışı değil. Önceki hafta sabah 8’de alelacele gelinmiş amfilerden sonra “bitti işte” demenin kaygısız kutlaması.

 

Başörtüsü seçimi konusunda ise elbisenizi diktirecekseniz elbise renginde şifon kestirmek ya da aynı kumaşı kullanmak hızlı, zahmetsiz ve bilinen bir çözüm. Fakat elbisenizi satın aldıysanız, onun rengine uygun sakin bir başka renk kullanmak ya da ton sür ton yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, elbiseyi hareketlendirmek için aynı renk şal – ayakkabı ya da şal – çanta uyumundan kaçınmak. Renk takımlaması yapmak akla gelen ilk seçenek olsa da uzak durulması gerek. Aynı zamanda şalın cilt rengine uygun olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli. O gün çekilecek fotoğrafların sizi memnun etmesi için en önemli görev başörtüsüne düşüyor. Önü, rengi ve potluk yapmaması en az elbise detayları kadar mühim.

 

Bütün bunlardan sonra ne olursa olsun mutluluk veren günlere dair kaygı ve telaşlar geriye dönüp bakıldığında insana iyi gelen ayrıntılardır. Burada ortaya konacak iddianın ne kabarık eteklere ne de onlarca iğneye hapsolmuş türban tasarımlarına ihtiyacı yoktur. İddia başlı başına, orada olmak istediğin için orada olmaktır. Sonrasında gidilecek yeni yollar için, öncesinde depolanacak o unutulmaz motivasyonun içindedir. Mezuniyet elbisesi stresi, eğitim durumu lisans demenin her zaman gölgesindedir. O nedenle eğlen!

 

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.