Birbirimize Söylecek İlginç Bir Şeyimiz Kalmadı Mı?

Birbirimize Söylecek İlginç Bir Şeyimiz Kalmadı Mı?


Büyük bir cümleyle gireceğim bu yazıya. Sosyal medya kişisel ilişkilerimizi çok kötü etkiledi. Ekranın öbür tarafından peh peh peh tespite bak dediğinizi duyar gibiyim. Relax good fellas. Elbette sosyal medya kişisel ilişkilerimizi öldürdü, hepimiz telefonlara gömüldük, eskiden dostluk vardı, komşuluk vardı demeyeceğim. Sizi “balon teorisi”yle tanıştırmak istiyorum. Ve aslında kendi seçtiğimiz balonların içinde yaşarken yavaş yavaş ilginçliklerin kaybolduğunu ve eskiden bayıldığımız insanların artık sıkıcı bir hal almaya başladığını - bana mı öyle geliyor yoksa siz de yavaştan hissediyor musunuz bu insan eskitme durumunu? 

Geçtiğimiz aylarda Trump’ın sosyal medya hesaplarını kullanma biçimi ve seçmenlerinin bu duruma tepkisini ölçmek için yola çıkan araştırma şirketi XYZ başlangıçta hiç tahmin etmedikleri bir manzara ile karşılaşmışlar. Sosyal medya - Twitter ya da Instagram farketmiyor ancak Facebook için durum biraz daha farklı (muhtemelen akrabalarla dolu olduğu için) - listelerimizde yer alan insanları belli bir dünya görüşünün filtresinden geçirerek seçiyoruz ve bu nedenle sosyal  medyada çeşitli balonlar oluşuyor, bir çeşit gruplaşma. Kendi balonumuzun dışında kabul ettiğimiz bir kişinin yazdıları ya da paylaştıklarının bizim üzerimizde düşün

dürücü etki yaratması çok zor çünkü onu karşıt kabul ederek okuyor ya da izliyoruz. Bir nevi herkes kendi yarattığı düşünce balonlarının içinde yaşıyor ve okuduklarını ona göre zihinsel bir süzgeçten geçiriyor. Güncel siyaset açısından bu bilginin değeri eminim büyüktür, sonuçta Amerika seçimlerinde kişisel bilgileri sattığı için Facebook’a açılan davalar bile hala sonuçlanmadı, izler taze. Ancak ben bu balonlara daha kişisel bir açıdan bakmak istiyorum. Yakın ilişkide bulunduğumuz hemen herkesle, özellikle akrabalardan değil tercih ettiğimiz arkadaş ya da sevgili/nişanlı/eş gibi seçtiğimiz kişilerden bahsediyorum;  benzer politik duruşlara sahibiz, benzer şeylerden hoşlanıyoruz, ya da zamanla hoşlanmaya başlıyoruz. Dolayısıyla sosyal medyada benzer hesapları takip ediyoruz, aynı şakaların rtleri önümüze düşüyor, aynı storyler dm kutularını şenlendiriyor. Hatta benzer kıyafetleri reklamları görür oluyoruz zamanla. Gençler bilmez eskiden gazetelerin “bunları biliyor musunuz” diye bir köşesi olurdu, trivia sorular ve cevapları olurdu orada. Hani Eiffel kulesi bilmem kaç yılda inşa edilmiştir, Kleopatra bize piramitlerin yapıldığı yıllardan daha yakın gibi ilginç genel kültür bilgileri yer alırdı. Ya da insan bedeniyle ilgili ilginç -bence çoğu da uydurma- bilgiler paylaşılırdı okuyucuyla. Yalan yanlış, ortamın ukalası bunları okuyup aklında tutarak bilgi satar, zeki görünür ilgi toplardı (kendince). Ortak ilgi alanları bulunurdu. 

Şimdi sanki herkes her ilginç şeyi biliyormuş gibi geliyor bana. Bir şaka, komik bir şeyi paylaşacak olsan “ay gördüm ben onu ya” cevabı geliveriyor. Anlatmak biraz daha gerilerde mi kaldı ne? Yani eskiden ilginç bulduğumuz insanları aynı balonların içinde yaşadığımız için ilginç bulmama eğilimimiz olabilir mi artık? Sonuçta uzun süredir deneyimlerimiz yaşadıklarımızdan çok gördüklerimiz ve gösterdiklerimiz üzerine bina ediliyor. Hal böyleyken acaba diyorum artık birbirimize söylecek ilginç bir şeyimiz kalmadı mı? 

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.