Başörtüsü Ve Gündelik Hayat Kısa Yolları

Başörtüsü Ve Gündelik Hayat Kısa Yolları


 

Başörtülü bir insan olmanın sanki sadece kamusal bir kimlikmiş gibi algılandığı ve o kamudan nötralize edilerek çıkartılmaya çalışıldığı günleri hatırlıyor musunuz? Biz hatırlayıp hatırlayıp gülüyoruz. Çünkü başörtülü olan herkes bilir ki bu evin zili çaldığı an, caddeye bakan cama yaklaştığımızda, aşağıdaki bakkala seslenirken, yaz günü sıcakta bir miktar erimemek için artık neredeyse düşünmeden aldığımız önlemler vardır. Herkesin refleks olarak elini örtüye uzattığı o anlar, kendi içimizde bilmeden kodladığımız domestik davranışlar aslında. Domestik çünkü örtümüz başımızdaysa bize her yer ev. Ya da tersten, namahrem yanında bize her yer kamu-evet sucuya kapıyı açmakla Taksim meydanının bu anlamda pek de farkı yok-. Yani görsel olarak var da örtünme açısından yok. Hadi şimdi biraz sadece başörtülülerin ve başörtülü yakınlarının anlayabileceği gündelik hayat numaralarına bakalım

Çoğunlukla kapıcısı, kuryesi, kargocusu sizi bir ses olarak ve kapıdan alışverişe yetecek kadar uzanmış bir kol kadar tanır.

 

Kapının Ardındaki Ses 

 

Kapı çaldığında verdiğimiz o ani aranma tepkisi, bazen örtülü bile olsak istemsizce sağda solda ne aradığımızı bilmeden bir şeyler aradığımız anlar var ya hani. İşte bütün örtülülerin o aradığını bulamadığında yaptığı bir şey var: kapının arkasından konuşmak. Belki buna kapıyı örtü eylemek de denebilir. Çoğunlukla kapıcısı, kuryesi, kargocusu sizi bir ses olarak ve kapıdan alışverişe yetecek kadar uzanmış bir kol kadar tanır. Hani kimlik istiyorlar ya neye bakarak o kimliği onayladıkları ciddi bir muamma. 

 

Bir Ev Uzantısı Olarak Perde 

 

Bir de perdeyi, sokakla evi ayıran asıl nesneyi kendimizi evimizde kılmak için kullanmak var. Hani annelerimiz biz sokaktan bir şey istediğimizde kafasını camdan uzatırdı da perde becerikli bir örtü gibi başını tam olarak kapayıverirdi ya, o perde işte. Bu tadı asla store vermez, zaten tesettüre uygun bir şekilde kıvrılıp kapanması da pek mümkün değil (store’u yan tutarak rezidins camından sarkanlar duyuyoruz, olmaz öyle şey, illa etekleri güpürlü beyaz tül olacak).

 

Tersten Gitmek 

 

Tesettürlü bir insan için öncelik tesettür sınırını korumaktır. Eşyaların üretim amaçları ve doğrular çok alt sıralarda kalır. Bu sınırı korumak için en çok yapılanlardan biri de herhalde V yaka sevdalısı konfeksiyoncularımıza inat t-shirtleri ters giymektir. Yoksa o yakayı kapatmak için örtüyü 90’lardaki Şule Yüksel Şenler modeli yapmak gerekebilir ki onun bile kaymayacağının garantisi yok bu fani dünyada. Çünkü yaz sıcağında kavrulmamak ve doğru uzunlukta penye bulabilmek penye seçeneklerini aza indiriyor zaten. 

 

Hani annelerimiz biz sokaktan bir şey istediğimizde kafasını camdan uzatırdı da perde becerikli bir örtü gibi başını tam olarak kapayıverirdi ya, o perde işte. Bu tadı asla store vermez, zaten tesettüre uygun bir şekilde kıvrılıp kapanması da pek mümkün değil.

 

Koltuk Tepelerindeki Toplu İğneler 

 

Hadi evdeki koltuklar neyse de, başörtülülerin en iyi bildiği durumlardan birisi araba koltuklarının tepesindeki iğnelerdir. Yani arabaya hiç alakası olmayan bir insan bindiğinde ne düşünüyor gerçekten merak konusu. Aslında bizim için bile o iğnelerin arandığında bulunamaması ve sonra kümülatif bir şekilde koltuk tepelerinde ortaya çıkması çözülemeyen bir muamma. 

 

Ekleme Kollar ve Yakalar

 

90’lardan bugüne getirdiğimiz nadide bir parça var ki hala seveni çok seviyor, sevmeyen asla kullanmaya yanaşmıyor. Evet, takma kollardan bahsediyoruz. Yerine göre gerçekten hayat kurtarıcı olduğunu kimse inkar edemez burada. İnkar eden çarpılır, yukarıda Allah var. Çünkü bir elbisenin, mükemmel proporsiyonlu bir kıyafetin, rengine ve kumaşına bayıldığımız ceketin sınırlarını aşan kolları nasıl kapatacaktık? Bir de bunun kıyafet zorunluluğunun olduğu lise günlerinde seve seve gömlek yerine kullandığımız yaka modeli vardı. Hala var mı kullananlar yorumda yazabilir mi, bir şey deneyeceğiz. 

 

Teenage Mutant Ninja Turtles 

 

Eğer okuyanlar arasında tesettürlü olup da ben hayatım boyunca hiç kapüşonla örtünmedim, bir kez olsun örtü yerine kapüşonu kafama geçirivermedim diyen varsa, kendisini gerçekten tebrik ediyor, ellerinden öpüyoruz. Bir dönem örtü yasağı varken okulda kapüşonla duranlar bile vardı çünkü. O kadar müstesna, o kadar seküler ve aslında her yerimizi kapatan bir örtünmedir kapüşonluluk. 

 

Ütü Sadece Bir Mit 

 

Şimdi normalde kat kat giyinen ya da en azından ceket içine bir t-shirt giyen insanın sıcak bir yerde ceketini çıkarma lüksü vardır ki o bizde genelde yok. Çünkü hesapla kitapla giyiliyor o kıyafetler, altındaki dar mı, boyu yeterince uzun mu, kolu kısa mı derken genelde hırkamız, ceketimiz üstümüzde kalıyor. Şimdi işin ‘trick’ kısmı şu ki; içe giyilen ve ütü isteyen kıyafet bütünüyle mi ütülenecek? Elbette hayır, görünen kısımlar yeterli. Her daim olmasa da acele anlarda kurtarıcı bir olay. 

 

Bone Bazen Altından Değerli 

 

Örtünün kaymamasını sağlayan yüzyılların muazzam buluşu: iç örtü ya da daha Avrupai ismiyle bone. Bunun dantellisi, kıyafete örtüye renk olarak uydurulanı olduğu gibi bir de en favorisi vardır. İşte o favori bone yazın terletmez, kışın üşütmez, kayma toplanma yapmaz, sizi yarı yolda bırakmaz. Yeri gelir en iyi arkadaşınız olur. Misafirliğe gittiğiniz bir evde örtünüzü çıkarınca boneyi çantanızın içine sokuyorsanız, aman kaybolacak mı diye ara ara kontrol ediyorsanız işte o sizin life-long boneniz. İnşallah kaybolmaz. 

 

Gönüllü Oda Hapsi 

 

Misafir geldiğinde ya da eve herhangi bir sebeple gelmiş usta benzeri bir namahrem varken evde ruh gibi sessizce dolaşmayı bilir misiniz? Söz konusu kişi veya kişiler gidene kadar kapıların arkasında durulur ya da girilmeyecek odalarda beklenir. Aslında biz bu beceriyi ergenlikte annemizin misafirlerinden kaçmaya çalışırken edindik ve zamanla ustalaştık. Ama asıl komedi eve gelen ve o anda örtünmemek için kapı arkalarında saklandığınız kişiye bir şey söylemek zorunda kaldığınızda oluyor. İnterneti takmaya geldiler mesela, eşiniz ilgileniyor ve modemi yanlış yere koydurdu. Mecbur gönüllü oda hapsinden çıkıp kapı arkasındaki ses’e dönüşmek durumundasınız. 

 

 

Eminiz bu yazıyı yazarken aklımıza gelmeyen, gözümüzden kaçan gündelik numaralar vardır. Yorumları hep birlikte renklendirebiliriz, hatta belki birlikte ikinci bir yazı bile yazabiliriz. 

 

7 yorum

  • profil
  • profil
  • profil
  • profil
  • profil
  • profil
  • profil

Yorum Yaz